Login

Signup

Posted By

Periscope Evi – PUBG Kompozisyonu

Nisan 17, 2018 | 6 Comments

Bu yazı 16 Nisan 2018 tarihinde Hülya Ünal tarafından kaleme alınmıştır. Geçmiş dönemi PubG dilinde bir kompozisyon tadında anlatmıştır.

29 yıllını bir çok değişik oyunla geçirdiği Diyarbakır’daki hayatında, artık farklı bir oyunun açlığını çekerken yeniye olan açlığını büyük oranda tatmin edecek Pubg (periscope evi projesi) oyununu keşf etti. Oyuna başlamak için haritanın yüklenmesini bekliyordu.

Veee harita geldi. Ama hangi şehirde olması gerektiği konusu kafasında netleşmemişti. O’da daha çok aşina olduğunu düşündüğü School’a (Ankara’ya) atlamaya karar verdi.

Loby’deyken ona eşlik edecek bir uçak dolusu oyuncu vardı. Uçaktayken somut olarak solo, soyut olarak squad olduğunun farkında değildi. Tüm uçak onunla birlikte diye düşünüyordu. Uçaktan atlayıp paraşütler açıldığında fark etti ki çoğu farklı farklı şehirlere dağılmıştı. Geri de sadece bir avuç dolusu loby arkadaşı kalmıştı tanıdık, onlarda farklı şehirlerdeydi. School’da (Ankara’da) birçok binaya girip çıkmıştı. Fakat hiç birinde ne yeterli silah ne de sağlık malzemesi vardı. Yılmadı aramaya devam etti. Ama farkındasız ev sahipleri dört bir yanını sarmıştı. Biz solo değil, squad istiyoruz diyorlardı (Bekara ev yok). Silahı yok üstelik canı da azalıyordu, bir tava onu korumaya ne kadar yetebilirdi ki? Üstüne üstlük bu şehirde bir de Red Zone’a yakalanmıştı.

Çember 1. Daralışına başlamıştı bu durumdayken elektriğe yakalanmadan başka bir şehre geçip loot yapıp daha güçlü bir şekilde oyuna devam etmeliydi. Araç bularak Loot’unun daha bol olduğunu düşündüğü, loby deki arkadaşlarının da olduğu Yasnaya Polyana’ya (İzmir’e) doğru yol aldı. Uzaktan denizi gören bir şehirdi, ayrıca isminden ötürü insanları daha ılımlı daha farkındalık sahibi gibiydi.

Buraya geldiğinde safe de olabileceği bir konum buldu kendine(Dış sesin evi) bir süre safe de kaldıktan, ortalık sakinleştikten sonra şehri gezmeye başladı. Safe de olduğu alana çok yakın bir yer de yüksek ikiz tokilerin olduğu bir yer buldu alt katları lootlanmış ama kimse en üste kata dokunmamıştı. Kapıyı açtı, içeri girdi (periscope evi bulunur) ve burada bandaj sarıp enerji içeceği içerek canını toparlayacağını düşündü.
Oyun bir süre fps’i düşük bir şekilde ilerledi. Oyun kendine gelene kadar ve daha çok öğrenene kadar solo devam etti. Aynı zaman da discord üzerinden(skype facebook) yeni insanlarla iletişime geçti. Bu görüşmelerinde killer (gerizekalılar) alıyor, fakat win’e(enfes taze kan) ulaşamıyordu. Bir çok denemeden sonra birkaç takım arkadaşı buldu kendine ama onlarda oyunda daha yeniydi öğrenmeleri gerekiyordu.(Orçun ve Hatice).

Çember 2. daralışına başlamıştı; bu süre de tüm Bp’lerini harcamıştı. Onun için safe de olan bu alan artık red zone yakalanmıştı. Bir bomba parçası geldi bedenine ve yere yığıldı. (kiranın çıkmayışı ), artık öleceğini düşünürken ghost olarak oyunun başından beri onu izleyen uçağa onunla birlikte binmiş bir arkadaşı F tuşu ile elini omzuna koyarak onu kaldırdı. (Zülal’in kira dokunuşu)

Elindeki kitleri, bandajları, enerji içeceğini, silahlarını ve 2x dürbününü onunla paylaştı. Bu 2 oyun boyunca devam etti. Artık canı yerine gelmiş düşmanlara karşı savunmasız değildi, kendini daha güvende hissettiren arkadaşıyla duo oyunlar oynadılar. Ve bulundukları yer yine safeteydi. Bu sıra da discord ta yeni kişilerle iletişime geçip bol kill (gerizekalılar) alıp, çokça win’ler (enfes taze kanlar)almaya başlamıştı. (Ekim Ayı)

Pubg yeni bir güncelleme getirmişti, bu güncelleme “Event Mode” bu modla 8 kişi aynı anda oyun oynayabiliyordu. Artık yeni takım arkadaşlarını da alarak birlikte bu modda oynamaya başladılar. (Tilki Jenerasyonu ilk zamanları Hatice, Serap, Ümran, Günel, Mehmet, Hülya, Zülal ve Lunaticim). Birlikte tek bir şehre atlayarak güzel lootlar bulup sonrasında bir noktada toplanıp lootlarını Lunaticim’le paylaşıyorlardı. O oyunu daha iyi bildiği için 8x dürbün, kar98, win94, 3. Leveller ,kit ve boostlarını vs O’na veriyorlardı, biliyorlardı ki oyunda en iyi teçhizatlar onda olmalı ki Win’e ulaşabilsinler.
Bu şekilde birçok oyundan win aldılar. Bir süre sonra atladıkları şehrin güvenli ve loot dolu olduğunu öğrenen diğer takımlar bu şehre atlamaya başladı. Üstelik pusu kurarak Fair play ruhuna yakışmayacak şekilde oynamaya başladılar. Bu sırada Çember 3. Kez daralıyordu elektiriğe maruz kalan takım arkadaşlarımız oldu. Silah bulamamış insanlara saldırdılar, onları düşürdüler lootlarını çalmaya çalıştılar ve ghost oyun arkadaşları dahil etmeye çalışarak(troller) oyun almalarına engel olmaya çalıştılar. (yayının karalama çalışmaları yapıldığı dönem) O kadar farkındasızlardı ki Lunaticim’in aldığı winlere de kendileri görmedikleri için inanmıyorlardı. Görseler de inkar ediyorlar şans diyorlardı Awinisttiler. (Çırak esinlenme için teşekkürler.) Neymiş bozuk saat bile günde 2 kez doğruyu gösterirmiş miş miş YAVVV HE HE…

Sonrasında Lunaticim sağdan ve soldan arkalayarak kötülük takımını akıllı bir taktikle alt ederek şehri temizledi. O günden sonra onları gören olmadı. Sonradan gelen haberlere göre LOL ve Forty Night’a sarmışlar bir süre orada tutunamamışlar, bazıları da evcilik ve doktorculuk oynamışlar ikisinin arasındaki farkı ayıramayınca beyinleri yanarak oyun oynamayı bırakmışlar diyorlar 🙂

Her şey normale dönmüş oyuna devam ederken bulduğumuz lootları diğer şehirdeki arkadaşlarımızla paylaşmak için yola çıktık (kitap bağışı) Oyuna takım arkadaşı olarak dahil olduğunu sandığımız fakat ghost olduğunu sonradan öğrendiğimiz biri aracımıza ateş etmiş arabamız takla atmış ve lootlarımız etrafa dağılmıştı.(okul müdürü ve kitaplar) Arabadayken yara alan çatışma yüzünden yaralarını hızlıca iyileştirmeye fırsat bulamadığımız sevdiğimiz bir arkadaşımız o şehirde kalmıştı. Fakat diğer takım arkadaşları ile Yasnaya Polyana’ya (İzmir’e) dönülmesi gerekiyordu. Geri dönüş için bir köprüden geçilmeliydi. (jandarma) Çember 4. Kez daralmış ve elektriğe maruz kalıyorduk ama bu sefer ki diğerlerinden daha etkiliydi daha çok acıtıyordu. Yasnaya’ya dönülmüştü yaraların sarılması için bandaj, kit ve enerji içeceğine ihtiyaç vardı. Lunaticim bulunan kitleri, bandajları ve enerji içeceklerini diğer arkadaşları ile paylaştı dayanabileceği kadarı aldı ve o şekilde devam etti bir süre…

Bu sıra da Event Mode da oynamaya devam ediliyordu. Bazı arkadaşlar daha çok loot bulabilmek, daha çok enerji içeceği için başka şehirlere giderek takımdan uzaklaştılar. Bir çok kez iletişime geçilip şehre dönmeleri için çağırsak da az kaldı geleceğiz dediler. Ama kimileri çember dışında kalıp elektiriğe yakalandı, kimileri bir arbaletden çıkan okla kalbinden vuruldu bazıları hala yaşıyor olabilir umudundayız. (suçlu eros onlar değil)

O zamandan sonra Event Mode da oynamadık en fazla squad olarak oynadık. Lunaticim oyunlarda rushlamak ya da loot yapmak yerine, daha çok daha önce oynadığı alanlarda dönüp dalmayı seçiyordu. Bu sırada dıscord dan iletişime geçmeye devam ediliyordu. Aynı dönem de yeni tanıştığımız yeni takım arkadaşları gelmeye başladı. Tekrar Event Mode oynamaya başladık. Bu oyunun yeni güncellemesi turuncu fişeği bulup gökyüzüne attığınızda yeni droplar geliyordu. Bu dropların içinde 3x etkili lootlar çıkıyordu. Daha fazla kill daha fazla win gelmeye başlamıştı. Yeni arkadaşlar oyuna çok çabuk uyum sağlamışlardı (mirketler jenerasyonu) Lunaticim kar98 ile nişan aldığını tek atışta indiriyordu. Eskisi kadar yara almıyor, bu nedenle de sıhhıyeye eskisi kadar ihtiyaç duymuyordu.

Winlerin sayısı artmıştı. Ve pubg yeni bir harita yükledi. İlk oyunda bu harita da daha çok safe oynamak ve eski günleri hatırlamak güzel vakit geçirmek için İmpala’ya (kuşadasına atladık). İlk atladığımız uçakta olan ve sonradan dahil olan herkes de oraya atladı bu zamana kadar aldığımız killeri ve winleri kutlayıp yeni yol haritamızın gelmesini bekledik. Herkes elindeki lootları tek bir yerde topladı artık dürbünler 8x, yelek, kask ve çantalar 3. Level, silahlar herkesin kullanmayı en çok sevdiklerinden mermiler sınırsızdı. Bol bol suda antrenman yaptıktan ve rahatladıktan sonra, winle kapattığımız kompozisyonumuzun giriş kısmını bitirmiş, gelişme bölümünde gideceğimiz yeni şehre karar verme aşamasındaydık.(sezon finali ve yeni isim)
Oyun hala devam etmekte ….

Not: NE İSTİYORUM? Demişsin var birkaç cevap bende de belki bir sonraki yazıya, ben sana bu yazıda NE İSTİYORDUN? VE NELERLE KARŞILAŞTIN? Kısmını hatırlatmak istedim naçizane unuttuğundan değil benim gözümden de gör diye. Ve şimdi çıkacağın yol bunlardan daha mı çok yoracak seni diyorsun?

Bu yazı Periscope Evi ismi anısına yazıldığı için sezon finalinde bırakıldı. Devamı belki yeni dokunulan bir oyunla kelimeler, cümleler ve paragraflarda anlatım bulabilir.

 

Comments (6)
Cevapla

Abcan95 Nisan 17, 2018 at 1:48 pm

Hulya abla, sen ne yaptin böyle? Ilk actigimda linki gözum biraz korkmadi degil, gunun telasi ve okul yorgunlugu olsa gerek. Baslamadan degisik bir lezzetin beni bekledigini biliyordum ama schoolun Ankara olusundan solo degil squad istiyoruzu okuyunca bu lezzetin sadece kokusu degil, tadininda nefis olacagini anladim. Hikaye ile pubg arasindaki paralelleri okadar guzel yakalanip kaleme alinmisik acikcasi oha dedim.

Cok uzatmayim, eline yuregine saglik Hulya abla. Böyle bir oyuna böyle bir bakis acisi enfes olmus. Tabi artik schoola inerken, yasnayadan cikarken hep aklima gelecek bir yazi, buda bence ayri bir deger katiyor.

Cevapla

Hulyaaunall Nisan 23, 2018 at 7:44 am

Abcan’cım yemeği beğenip eline sağlık deme şekline bende bayıldım. Tat alma hislerine yeni lezzetler sunabilmek dileğiyle sevgiler:)

Cevapla

veyis can Nisan 19, 2018 at 2:53 pm

georgopol den sevgiler le

Cevapla

Hulyaaunall Nisan 23, 2018 at 7:46 am

Veyis’cim bir gün paraşütlerimizi senin bulunduğun şehir üzerinde açmak dileğiyle 🙂

Cevapla

Serçe Nisan 21, 2018 at 8:11 pm

Gün geliyor, kendini anlatmaktan, anlaşıldığına emin olmaktan, anlaşılmadığınla yüzleşmekten yoruluyorsun. Artık suyun duruluğu, havanın bahar kokması, gökkuşağının pencerenden yansıması değil içindeki karanlık manzaran oluveriyor.

İnsanın tek düşmanı yine insanın ta kendisi oluyor. Birilerini bir şeylere inandırmak için önce kendini inandırmanın, haklı sebepler bulmanın, oluşabilecek tüm karşı tezleri çürütmeyi başarmanın ağrısı düşük göz kapakları ve baş ağrısı olarak geri dönüyor yorgun bedenine. Tam da öyle bir anda, öğretmenimden sana gelen bu yorum, içindeki karanlık odalara bir ışık tutuyor. Öyle olmasını umuyorum. Birileri kulaklarını tıkarken, bir diğerlerinin hayatlarına ne denli dokunduğunu, onlara ne kadar büyük pencereler açtığını, açılar, umutlar, cesaretler ve huzur kazandırdığını görüyorum. Sana hatırlatılan bu şeylerin daha çok olması, seni daha çok doyurması gerekmiyor mu zaten? İşte yine tam da bu anda o karanlık odana tutulmayan ışıkların yokluğu beliriyor yeniden. Sancılarını anlıyorum. Sancılar sırtını sıvazlamakla değil sana ilaç uzatmakla geçiyor. Daha rasyonel…

Beni korkutan içindeki karanlık değil,
beni artık içinden bizlere tuttuğun ışıkların sıskalaşması korkutuyor.

Yıllarca arkadaş olmak için, paylaşmak için bütün yolları deneyen komşu çocuğuna yüz çeviren çocuklar bir gün o çocuğun taşınma gerçeğiyle yüzleşecekler. Her kapıyı açtıklarında karşı evin soğukluğu ve yitirilen çocukluk anıları ile yıkılacaklar.

Ancak biliyorum ki o çocuk yine paylaşacak yeni oyuncaklarını… Kurduğu oyunların kahramanı olmaya, akşam ezanından önce eve dönmeye,çantasına ekmek arası çikolatadan bir fazla almaya…

Devam etmelisin…

Dünyanın bütün çocukları kötü olamaz…

Onları bulmaya devam et…

Lütfen…

Not: Öğretmenim,

İrdeleyen, birleştiren, kollayan, sahiplenen, çaba sarfeden, bardağın dolu tarafında balıklar yüzdüren yüreğine selam olsun 🎈

Cevapla

Hulyaaunall Nisan 23, 2018 at 7:50 am

Bardağın dolu tarafındaki yüzen balıkların çoğalıp, akvaryumdaki balıklara, onlarında çoğalıp okyanuslardaki balıklarin sayısına ulaşması ne güzel olurdu.. parmak uçlarından harflerle uzattikların için teşekkürler 😊 Sevgiler minik serçe.

Leave a Comment:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.